☰
✕

Sömürünün temelleri BDPS-KRS

Dünyada paranın bulunuşu ve kullanılış tarihi bilinenden daha eski dönemlere dayanır. Ancak kâğıt para kullanılmaya başlanılanı ise yaklaşık iki yüz yıl oldu. 1930'lu yıllardaki Amerika ve İngiltere merkezli 'büyük buhran'dan sonra merkez bankalarının kurulması, bankaların sanayileşmeyi destekleme amaçlı (!) kredilerin artması, ayrıca ikinci dünya savaşı sonrasında Amerikan dolarının dünyaya rezerv para olarak kabul ettirilmesi ile başlayan küresel sömürü sistemi günümüzde en acımazsızca devam etmektedir. Modern bankacılıkta ise artık fiziki paranın yerini elektronik paralar yani sanal rakamlar almış durumdadır.

Dünyada paranın bulunuşu ve kullanılış tarihi bilinenden daha eski dönemlere dayanır. Ancak kâğıt para kullanılmaya başlanılanı ise yaklaşık iki yüz yıl oldu. 1930’lu yıllardaki Amerika ve İngiltere merkezli ‘büyük buhran’dan sonra merkez bankalarının kurulması, bankaların sanayileşmeyi destekleme amaçlı (!) kredilerin artması, ayrıca ikinci dünya savaşı sonrasında Amerikan dolarının dünyaya rezerv para olarak kabul ettirilmesi ile başlayan küresel sömürü sistemi günümüzde en acımazsızca devam etmektedir. Modern bankacılıkta ise artık fiziki paranın yerini elektronik paralar yani sanal rakamlar almış durumdadır.

 

Paranın ne olduğuna dair günümüzde farklı anlamlar yüklenmesine rağmen para, değişim ve ölçü aracı, devletin kontrolünde piyasa için sözleşme senedi anlamını yitirerek, yerine ‘para maldır’ anlamı yüklenerek kiralanmaya (faiz) alınıp satılmaya ve kredi adı altında karşılıksız üretilmeye (KRS) son surat devam etmektedir.

 

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin merkezi hükümetlerinin bütçe açıklarına bağlı borç yükü günümüzde artık büyük sorunlar oluşturmakta ve özellikle Avrupa, Amerika ve Hindistan gibi ülkelerde yeni krizlere sebep olmaktadır. Ülkemiz için ise her yıl ödenen (2013’de 53 milyar lira) borç faizi ve bütçe açığını kapamak için yeni ilave borçlanmayla Borca Dayalı Para Sisteminin (BDPS) hızla devam ettiği ve iktisadi olarak da örnek alınan Batı’nın akıbetine uğramamız ise an meselesidir.

 

Türkiye’de piyasada bulunan mevcut fiziksel para miktarı sadece 57 milyar TL iken bankalarda 805 Milyar TL para bulunmaktadır. Bu paranın 748 milyar lirası bankalar tarafından sanal (kaydi) olarak yaratılan kısmıdır. Ekonomilerde sanıldığının aksine parayı devletler üretmez. Bankalar borç olarak üretir. Bankalar kendilerine yatırılan parayı borç olarak vermezler. Borç verdikleri parayı havadan yaratırlar. Kısmi Rezerv Sistemi (KRS) bu amaçla bankaların kullandığı para yaratma yöntemidir. Günümüzde Borca Dayalı Para Sistemi (BDPS) ile ekonomilerde üretilen tüm para borca dayalı olarak üretilmektedir. Bunun %8-10′u devletler, devlet tahvili/sukuk/bono gibi araçlarla borçlandırarak üretilmektedir. Bu %8-10 kısımda devleti borçlandırırken bankalar KRS’yle havadan yarattığı paralarla devleti borçlandırırlar. Kısmi Rezerv Sistemi (KRS) bugünkü bankacılık sisteminde bankaların havadan para yarattıkları mekanizmanın adıdır. Günümüzde tüm Dünyada üretilen paranın %92′sini bankalar KRS ile yaratmışlardır. Bankalar KRS’yle parayı yaratır ve bunun faiz/kar payını alırlar.

 

Geçtiğimiz yıl içinde bankaların 20 milyar lira kar etmelerindeki sır (KRS) buradan kaynaklanıyor. 57 milyar liralık fiziksel paranın kazancı 20 milyar lira olmayacağına göre havadan üretilen 805 milyar liranın faizi ülkenin ekonomik büyüme rakamına denk geliyor ki bu da KRS’yi doğruluyor.

 

Reel sektörün bankacılığın gerisinde bırakıldığı, tüketici kredileri adı altında vatandaşın borçlandırıldığı dışarıdan gelen sıcak paranın geçici rahatlığı ile ekonominin yalancı baharı yaşaması çok uzun sürmeyecektir. Krediler şişerek, iflasları getirecek, işsizlik tekrar sorun olmaya başlayacak, gün gelecek artan sıcak para ülkeden çıkarken enflasyonu azdıracak ve canavar geri dönecektir. Bunları biz geçmiş yıllarda gördük tekrar etmesini istemeyiz. Ama bu tür kriz birikimlerinin tipik örneklerini şu an yaşıyoruz.