Vaktiyle bir idrar tahlili yaptırmam gerekti. Oğlumun idrarını alarak, doğruca laboratuvara teslim ettim ve sonuç çıkınca da isminin önünde kabarık ünvanı olan hocaya götürdüm. Gözlüğünü taktı, yukarıdan aşağıya hızla göz attı ve hemen “enfeksiyon kapmış, ilaç yazmam lazım” dedi. Şaşırdık ve itirazımıza meydan vermeden hafifçe de fırçasını çekti, sağ olsun.
Dışarı çıktığımda dostum Dr. Süha’yı arayarak vaziyeti anlattım. “Mehmetçiğim, o tahlili yeniden ama temiz ve dikkatli alınmasını sağlayarak yaptırın.”, dedi. “Muhtemelen bir yerden bulaşma olabilir”, sözünü de ekledi.
Oğlum henüz küçük ve pipisinden idrarını alırken ucundaki kapçıklardan bir karışma olmaması için iyice sıyırıp, çiş yaptırıp yeniden tahlil yapıldı ve şükürler olsun, temiz çıktı. Bu vaziyeti o sevgili doktoruma nakledince “Ben demiyorum ki o meslektaşım, bilgisiz. Muhtemeldir ki benden daha fazla bilgili olabilir ama ilgi yeterli değil. Unutma! Bilgisizlik değil, ilgisizlik zarar verir.”, dedi.
Hay Sühacığım, ilginle, bilginle binler yaşa!
Dostlar, hakikaten öyle değil mi? Ne kadar bilgili olunsa da o bilgiyi kullanmada yeterli ilgi, titizlik gösterilmiyorsa ne kıymeti olabilir ki?
Bir hatıramı nakledeyim size, şöyle ki:
Ameliyatımın ardından iki böbreğime diren takıldı. Sol taraftakinden gelen idrar, köpüklü geliyor. Doktorlarıma resmini göndererek sordum, sağ olsun, gerekli açıklamayı yaptılar.
Aynı bilgi ve resimleri Dr. Süha’ya gönderdim. O da “Bir yerden hava giriyor olmalı”, dedi.
Hemen köpüklenen torbanın bağlantı yerini elime aldığımda ufak bir kontrolle ayrıldığını gördüm ve dikkatlice torbayı değiştirip o bağlantı kısmını sıkı sıkı bastırınca köpürmenin kesildiğini gördüm.
Günlük hayatımızda da aynı şeyleri yaşarız. Çok iyi bildiğimizi yaparken bazan gereken ilgi ve dikkati göstermediğimizde beklenilen sonucu alamıyor, yapılan işi daha dikkatli tekrarladığımızda ise sonuç alındığına çok defa şahit olmuşuzdur.
Öğretmen konuyu çok iyi anlatırken ona yeteri kadar kendini veremeyen öğrencinin durumu da aynıdır. Fidanın dikiminde, saçak köklerin kesilerek onların bağlandığı ana köke yeniden kuvvetli kök salmasına fırsat verilmeden dikilen ağacın tutması çoğu zaman mümkün olmuyor. Bu da yapılan işlemde bilgi ve tecrübenin dikkatlice uygulanmasını anlatır.
Hızla giden aracın daha dikkatli ve kontrollü kullanımını şart kılması, yavaş giden aracın şoförünün ise o kadar dikkat sarfetmemesi, dikkatli olmanın farkını ortaya koyar.
Ayetlerde, dikkatle bakılması ile bakmak ile görmenin aradaki farka işaret edilir. Görmek, fıtrî bir hâl olurken, bakmak ise iradî bir tercihtir. Tercih, söz konusu edilene ilgiyi gösterir, ilgi gayret ve dikkatle sürdürülürse başarıya ulaşılır.
İlgi duyulanın unutulmaz olması, duyulmayanın da unutulması, yeterli bir tesbittir. Mazide yaşadıklarımızdan unutulanın hatırlanmaması, unutulmayanların da hatırlanması gösterir ki ilgi önemlidir.
İnsanın, ihtiyaç duyduğuna ilgi göstermesi, duymadığına göstermemesi çoğu zaman vaki iken istisnaî olarak tersinin olması da söz konusu ilginin ehemmiyetini düşürmez.
İlgi, farkındalık oluştururken, yapılanın ya da hayatın kalitesini de gösterir. İlgi, bilimden önce gelirken, bilimin doğmasına da sebep olur.
İşin özü; ilgi duyanlar yürür, duymayanlar durur.
















