Kredi Kartı ile Taksitli Altın Satımının Fıkhî Mütalâası
Altının günümüzde para vasfını koruyup korumadığı tartışmalıdır. Tamamen meta olmuştur diyenler olduğu gibi bütünüyle paradır diyenler de vardır. İşlenmiş / ziynet altınları meta sayıp külçe ve basılı altınları para sayanlar da bulunmaktadır..
Kredi kartı bir yönüyle de vadeli alım satım aracı olduğundan altının para olup olmaması hükme tesir etmektedir.
Faizli banka kredi kartıyla altın satıldığında satıcı, altını hakiki olarak teslim ederken, altının bedelini hükmî olarak alma imkânına sahip bulunuyor. Kart hâmili olan müşteri kuyumcuyu, parayı tahsil etmesi için kefili konumundaki bankaya yönlendirmektedir. POS bankası işyerine ödeme yapar ve bir gün sonra kart bankasından tahsilât yapar. Kart sisteminde peşin ödeme sayılan bu sürede kuyumcu tahsilât yapma imkânına sahip olduğundan kredi kartıyla alışveriş yapılabilir.
Abdülaziz Bayındır Hoca sitesinde sorulan soruya cevap verirken şu değerlendirmeyi yapar:
“Kredi kartı ile taksitle altın satın almak istiyoruz. Tek çekimlik alıma komisyon talep edilmiyor. Fakat birden fazla taksitle olunca banka komisyonu olarak belli bir yüzde talep ediliyor. Bu şekildeki bir alışverişin Şer’an durumu nedir?
Bir kredi kartı uygulamasında banka, kart hamili ve üye işyeri (satıcı) olmak üzere üç taraf söz konusudur. Banka, kişiye kredi kartını vermekle, kartın limiti oranında hamile kefil olmakta, hamilin mal veya hizmet alımı neticesinde doğacak borçlarını ödeyeceğini üçüncü kişilere karşı taahhüt etmektedir.
Kredi kartı uygulamasında her üç tarafın da kendileri açısından bir takım menfaatleri söz konusudur. Kart hamili bu sayede nakit taşımaktan kurtulmakta, bankanın tanıdığı süre zarfında kredi imkânından yararlanmakta, vadeli alımlarda muhatap banka olduğundan satıcı karşısında herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmamaktadır. Satıcı kart hamillerinin kendisine yönelmesiyle daha fazla iş yapabilmekte, sattığı mal ve hizmetlerin bedelini bankadan tahsil edeceğinden, alacaklarının tahsili noktasında veya alacağının vaktinde ödenmemesi gibi konularda herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmamaktadır. Banka ise üye iş yerleri ile yapmış olduğu sözleşme gereği pos makinesi imkânı sağlama ve kart hamillerini üye iş yerine yönlendirme vb. hizmetleri karşılığında kendi logosunu taşıyan kartla yapılan her alım için belli oranda üye işyeri komisyonu almaktadır. Ayrıca eğer faizli bir banka ise kredi kartı borçlarını taksitlendirmek suretiyle de kart hamilinden faiz alır.
Sorunuza gelince banka ister tek çekimlik ister birden fazla taksitle olsun satıcıdan aralarındaki anlaşmaya göre belli oranda komisyon alır. Ancak tek çekimlik işlemin komisyon miktarı ile taksitli işlemlerin komisyon miktarı farklı olduğundan tek çekimlik işlemlerden bankanın aldığı komisyonu satıcılar genelde müşteriye doğrudan yansıtmazlar. Taksitli işlemlerde ise bankanın satıcıdan talep ettiği komisyonu yansıtırlar.
Dolayısıyla soruda belirttiğiniz gibi kuyumcudan altın satın aldığınızda siz ister onu tek çekimle, ister taksitle satın alın, satıcı sattığı malın bedelini peşin olarak tahsil edeceğinden bu bir peşin alım satımdır. Taksitli işlemlerdeki komisyon adı altında satıcının hesaba yansıttığı miktar ise bankanın talep ettiği komisyondur ki bunda da bir sakınca olmaz. Ancak burada altının veresiye satışının caiz olup olmadığı sorusu önem kazanır. Bugün İslâm âlimlerinin çoğuna göre altını kâğıt para karşılığı veresiye satmak caiz değildir. Biz bunu caiz gördüğümüzden bizce yukarıdaki işlemin bir sakıncası yoktur.
Servet Bayındır biraz daha farklı yaklaşır:
“Bugün kredi ile yapılan tek çekimli ve ertesi gün teslimli işlemler örfen de hukuken de peşin işlem kabul edilmektedir. Dolaysıyla kuyumcu tek çekimli ertesi gün teslimli kredi kartıyla altın satabilir.”, der. Ancak bu ifade tek çekimli alışverişleri kapsamaktadır. Birden fazla çekimler hakkındaki hüküm ne olacağı akla gelmekte.











