Dört yazıdır devam eden tefrikamızın ilk bölümünde Hangi Altın taksitli alınır satılır başlıklı yazımıza gelen yorumda üç ayrı konunun olduğunu söylemiştik ama ondan önce kredi kartının işleyişi hakkında bilgileri verilmeli dedik. Bu yazıya kadar o bilgilerin verilmesinin haricinde işlenen konularla ilgili fıkıh ilmi hocalarının değerlendirmelerine de yer vererek nakiller yapmıştık.
Söz konusu üç konunun birincisi şu idi:
Sarrafiyenin tek çekimine verilen ruhsat, şüpheli mi?
Hayır, verilen fetvalar bu şüpheyi kaldırıyor. Zira tek çekim genel kabule göre peşin hükmünü taşıdığı kanaati her muhatabın kabulü olmuştur, aradaki muğlaklığı, anlaşılmazlığı kaldırmıştır.
İslâmî ölçülere göre yapılan alışverişi batıl kılan anlaşılmazlık, kapalılık, net olmamak, iki ucunun açık olması gibi kandırmaya yol açacak, suistimale sebep olacak karışıklığın olmamasıdır.
Alışverişte haksızlık etmemek kadar haksızlığa uğramamak da Allah’ın emridir.
Bakara 279’a ayet ve Veda hutbesinde Resul-i Ekrem (asm); ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız, diye ticaretin esasına vurgu yapar, ahlâkî ana ilkeyi esas kılar.
Fıkıh uleması, kabzın yani alım satım muamelesinin ölçüsünü örf belirler, der. Bu, şu demektir, işlemin yapıldığı yerlerde peşin hangi şart ve uygulamada kabul ediliyor, ona bakıp oradan ölçü çıkarmak demektir. Yeri gelir üç gün sonra, yeri gelir bir ay sonra bu mesele tamamen genel kabule dayandırılır.
Son zamanlarda tek çekim, peşin kabul edilmektedir. Bu, bütün finans sektöründe teamül hâlindeki bir uygulamadır.
Günümüzde nakit ödemeler, paranın taşınmasından kaynaklanan güven ve emniyet probleminden dolayı, karşı tarafın hesabına transfer yapılmaktadır. Yüklü alışverişlerde çantalar dolusu nakit para taşıyan kaldı mı acaba? Hayır. Mahkemeler, banka hesaplarına yapılan transferleri esas alarak hüküm vermektedirler.
Nitekim hesaba kaydın fıkhî anlamda kabz yerine geçip geçemeyeceği konusu, günümüz fakihleri ve fıkıh heyetleri tarafından ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve İslâm Fıkıh Akademisi ve diğer fetva kurulları hesaba kaydın, hükmî kabz sayılacağına karar vermiştir.
Tekraren ifade edelim ki; fakihlerin önceki asırlarda yaşayanları da kabz konusunda hükmî kabzı geçerli sayarken, örfteki uygulamalara da yer vererek geçerli kılmaktadırlar.
İslâm hukukçuları farklı zaman ve mekânlarda yaşamalarına rağmen kabzın, malın özelliğine ve içinde bulunulan mekân ve zamanda geçerli olan örfe göre yapılacağı noktasında ortak bir görüşe sahiptirler. Kabz konusundaki içtihatların farklı olmasına da fakihlerin bağlı bulundukları yerlerde geçerli olan değişik örflerin sebep olduğunu söylemek mümkündür.
Bazı fıkıhçılara göre mesela satılan dövizin havale edilmesine başlamak ve bunu temsil eden belgeyi düzenlemek fıkhî anlamda kabza yakın bir uygulamadır. Diğer yandan bedelin transferi için muhabir bankaya talimat verilmesi de “kabz” olarak değerlendirilir.
EFT ile gönderilen paranın bizzat kendisi teslim edilmiyor. Muhatabın bulunduğu yerdeki şubeden gidip alması ile para transferi gerçekleşiyor. Aldığı para, teslim edilen paranın bizzat kendisi olmadığı hâlde para teslim edilmiş kabul ediliyor, bu işlem, kabzın günümüzde yapılan kaydî kabzın artık geçerli olduğunun örfî bir uygulamasıdır. İslâm Fıkıh Akademisi ve İslâmî Finans Kuruluşları Muhasebe ve Denetleme Kurumu’nun fıkıh heyeti de bu durumu göz önünde bulundurarak, banka kayıtlarının tutulması sırasında oluşan ve piyasada artık örf hâline gelen gecikmelerin işlemin geçerliliğine mâni olmadığına karar vermiştir.”
Söz konusu beldenin altın alışverişindeki fiyat bağlantılarında uygulanan genel teamülü göz önünde bulundurulur. Anında kabz ile örf gereği bir müddet sonraki kabzda, hak zayii yok ise mesele yoktur. Burada kabzın anında olmasından murat, zamanın geçmesi ile değerin farklılaşması bunun da alıcı veya satıcı hakkında zarara sebep olması endişesidir. Müçtehitler bu konuda içtihat yaparak hükmen teslim manasının fiili kabz yerine geçeceğini ifade etmekteler. Telefon veya diğer iletişim vasıtaları ile yapılan bağlantılarda devir-teslim için örfen-mesela- yarım saatlik bir müddet veriliyorsa konuşma anındaki akid-alım satım sözleşmesi hükmen sahih olur. Yarım saat içerisinde devir teslim yapılarak akdin kabz konusu da hâlledilmiş olur. Ürün satın alanın, kendi alanına girmesi de kabz hükmüne geçmektedir.
______________________________________________________
[1] Bakara, 2/279
[1] Durmuş, Abdullah, Fıkhî Açıdan Günümüz Para Mübadelesi İşlemleri, sh. 37
[1] http://palmiye/danismakurulu (İbni Abidin, Beyrut 1421, c. 4, sh. 562; Mecelle md. 165, Mâverdi, el-
Hâvi’l-Kebir. Beyrut 1419, c.5 sh. 192; Nevevî, el-Mecmu’, Cidde t.y, IX, 333; Haraşî, Şerh Muhtasari
Halil, Beyrut t.y., V, 158; İbn Kudâme, el-Muğni, Riyad 1998, VI,182)
[1] http://palmiye/danismakurulu
[1] Durmuş, Abdullah, Fıkhî açıdan Günümüz Para mübadelesi İşlemleri, sh. 37
[1] Durmuş, Abdullah, Fıkhî açıdan Günümüz Para mübadelesi İşlemleri, sh. 41
[1] Bak Alım-Satım İle Alakalı Konular Bölümünün 2.4.1 Telefonla Bağlantı Caiz mi? başlıklı yazı.
[1] Döndüren, Hamdi, Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali, sh. 151











